Kuzenimden…||| Seni Düşünüyorum

18 Apr 2008

Kuzenim; amcamın oğlu…Liseyi bitireli 6-7 sene oldu sanırım.Yaşını başını aldı artık. Evlilik planları yapıyor. Ara sıra muhabbet ederiz. O lise yıllarını anlatır,ben dinlerim. Ben anlatırım o onaylar, eleştirir, dersler verir tecrübelerine dayanarak. Birgün laf döndü dolaştı Sevgi,sevgili ve aşk üzerine edebiyat parçalamaya geldi. Benim bu konularda iyi edebiyat yaptıgımı bilir…Bana bunların sadece bir anı olarak kalacağını, yaş ilerledikçe yazılarımın sadece bende kalacağını; kısacası insanın eninde sonunda kendine kaldığını belirten laflarıyla sanki birşeyleri anlatmak mayetindeydi. Devam etti; Zamanında kendisinin de bu konularda çok iyi edebiyat parçaladığını anlattı ve bunların artık hiçbir işine yaramadığını söyledi.Biraz irdeledikten sonra bu şiiri yolladı bana…

Yazının devamını oku »


Okulum için Benden biraz Safsata:)

16 Apr 2008

İstanbuL-Bağcılar’ın AteştuğLa diye adlandırılan dağlıK, engebeli arazisi üzerine yapılan, Çiftlik meydanına yakın, bir grup tinercinin okul bahcesini basarak Biyoloji öğretmenini darp ettiği, müdürünün mikrofonu eline alınca susmak bilmediği 3 yıllık sözde Anadolu Lisesi…

Yazının devamını oku »


Forumumuz Açıldı!

16 Apr 2008

Yoğun istek üzerine; Sınıf – okul arkadaşlarım ile muhabbet edebileceğimiz, okul dışı beraber olabileceğimiz, makara yapıp eğlenebilceğimiz bir forum açmış bulunmaktayız…Şimdilik domainsiz olarak faaliyette bulunacak olan forumumuz yakın bir zamanda ücretli sisteme geçip ziyaretçilerine açılacaktır…

Genel olarak Tm/A Kardeşliği üzerine konuların bulunduğu Forumumuz Tüm Akşemsettin And. Lisesi‘ne hitap eder nitelikte…Gırgır-Şamata nın hat safada oldugu forumumuza sağ panelden Forum sekmesine tıklayarak ulaşabilirsiniz…Herkese iyi forumlar, İyi eğlenceler…Üye olmanız temennilerimle…


Saklambaç ;)

14 Apr 2008

Saklambaç oyunu; Küçüklüğümüzün, çocukluğumuzun en popüler, en eğlenceli ve en attraksiyon,macera,yaratıcılık,zeka barındıran oyunu…Sanıldığının aksine pek de masum olmayan çocukluk oyunlarından biri aslında. Çocuklugunu tam anlamıyla yaşayamamış bazı yetişkinlerin -ki buna ben de dahil - halen oynamakta olduğu bir oyun. Mahallenin halk oyunu adeta :)

Köy, kasaba gibi yerlerde hava kararınca sokak lambasının direğini kale seçip, o loş ışıkta saklanıp; “sobe“lemek en büyük eğlence. Şehir yerlerine fazla taşınamamış, değişik tarzlarda da oyananabilen bu oyunda fırlama tipler de yok değil hani…

-Kaldırımın kenarında duran Haydar Amcanın kamyonetinin üstünden; Ayşe Teyze’nin balkonuna saklanan ve bir daha saklandıgı yerden çıkmayı,kendini göstermeyi akıl edemeyen ve oradan nasıl inip de biranda kaleye yönelip “sobe” diyeceğinin farkına varamayan dallama-fırlama tipler…

Yazının devamını oku »


Esenler Kültür zenginlikleri(faciaları(:

13 Apr 2008

Çok sevdiğim, biricik dostum, arkadaşım…Esenler’de ikamet etmekte. Bulunduğumuz, ikamet ettiğimiz bölgenin bir açığını bulmak, bunu kanıtlamak en büyük eğlencemiz…Ve benim de ara sıra tanık olduğum Esenler Kültür Faciaları…

Esenler otobüsleri…Esenler istikametine doğru yol alan otobüse binen yolcular, -ki Esenler insanıdır- orta ve arka kapıyı asla kullanmaz. Kapılarda problem yoktur işin aslı; açılır kapanır da Esenler insanı pek sevmez arka kapıdan inmeyi…Ön kapının hemen önünde koskocaman ” Ön Kapıdan İnilmez” yazısına inatla orta-arka kapı düğmesine basıp ön kapıdan inmek bu insanları en önemli kültür zenginlikleridir…:)

Esenler – Dörtyol minibüs hattı…”Dere” diye tabir edilen yere gitmek için ücretiödüyoruz. Dere’de iniyoruz. Ve karşıdan gelen minibüsün ışıklı levhası hemen dikkatimi çekiyor..DERE-DEPE )

Söz konusu atıfların sahibi bellidir..Kimse üzerine alınmasın:)


Google Bile engellendi

12 Apr 2008

Erişim Yasagı:)

Komedya oldu adeta…

Youtube kapatılıp kapatılıp açıldı; ellerine birşey geçmeksizin; bilmem ne mahkemelerince…Daha sonra online oyun dünyalarına çöktü bu yasak bir sis gibi…Daha sonra birkac blog sitesi…Bir dangalak, kendini bilmez çıktı blog yazdı salakça fikirleriyle; koskoca wordpress kapatıldı binlerce üyesi ve onbinlerce zavallı ziyaretcisinin gözü önünde, onlara aldırmaksızın…

Siteye Erişim Engellenmiştir yazısını “Sunucu bulunamıyor” yazısından daha çok görür olduk “sörf the net” te…Alıştık artık. bu yazıyı gördüğümüzde hep ufak bir tebessüm beliriyor yüzümüzde…İçimizden küfrede küfrede gülüyoruz :)

Arkadaslar arasında hep konusuruz. “Google neden engellenmiyor” diye…Espriler havada uçuşur..Çok saçma gelir herbirimize, çünkü; interneti ilk Google ile tanımışızdır. Koskoca site nasıl engellensin…!
Yazının devamını oku »


Uzayda gizlenmiş Firefox logosu

12 Apr 2008

MoziLLA internet tarayıcısını bilirsiniz…Hızlı güvenli konforlu bir erişim sağlar bizlere…Benim de kullandıgım bu tarayıcı hakkında ilginç bir haber…

  • ________……….________……….________

Hubble uzay teleskopunun çektiği bu fotoğraf hayli ilginç ve bir o kadarda firefox hayranlarını şaşırtan bir fotoğraf. Dünyaca ünlü internet/ tarayıcısı Mozilla Firefox‘un logosu olan yanan tilki ve dünya Hubble Uzay teleskopunun çektiği bu fotoğrafta bariz olarak ortaya çıkmış.

Hubble Teleskobu (HUT), ismi Astronom Edwin Hubble’ın anısına verilmiş, Dünya yörüngesinde bulunan bir teleskoptur. atmosferinin dışında konumlanması sayesinde, yeryüzündeki teleskoplara kıyasla pek çok avantaja sahip olabilmektedir. Atmosferin olumsuz etkilerinden (Görüntüde bulanıklık ve havadaki partiküllerden yansıyan ışığın oluşturduğu arka-plan kirliliği gibi) bağımsız görüntü elde edilmesinin yanısıra, Ozon tabakası tarafından tutulan Morötesi ışığın gözlemlenmesi ancak bu şekilde mümkün olabilmektedir.

Yazının devamını oku »


Artık İstemiyoruz sizi! Gidin dantel örüN!

11 Apr 2008

Haberleri izliyoruz malum..Gündem yoğun. Ama bir başka yogunluk ise ünlülerde. ORada, burada sahne alıp aldıkları topmarla para haber konusu..Yok yılbaşı gecesiymiş yok bayram gecesiymiş.Sahne almışlar paraya para dememişler.Haberlerin vazgecilmezleri.. Yüzmilyarlar, ikiyüz milyarlar, bilmem kaç milyarlar. Onu bunu bilmem de, ben dinozor ırkından çok sıkıldım artık. Yaşını başını alanlar, gitsin ev kadını olsun, dantel örsün, gözümüzün önünden toz olsun. Nedir kardeşim sizdeki para hırsı, paraya para katma arzusu? Kazandığınızı kazandınız. Bıktık artık. Gidin evinizde oturun, dantele verin kendinizi.

Şimdi gelelim testimizin sorularına:

Konu 1. Seda Sayan.
Seda Sayan’ın toplumsal misyonu nedir?
Seda Sayan insanların hayatında neyi değiştirir?
Seda Sayan neden evine gidip dantel örmek yerine beyaz camı süsler?
Yaş sınırından ve demodeliğinden dolayı artık piyasadan çekilsin. Sayesinde artık televizyon seyretmek istemiyorum..
Yazının devamını oku »


BeNi “Ben” yapanlar |ı| Hayat felsefem |ı| Hayat safsatalarım

07 Apr 2008

Bana; kendinden bahset dediler, ben de bir ayna tuttum yaşamıma, kendime…anlam veremedim…

Olması gereken şey sizin istediğiniz ya da hayal ettiğiniz şeydir belki. Benim için ise böyle birşey hiçbir zaman olmadı. Her zaman hırs yaptığım, inatçılıgımı konuşturdugum, tökezleyeceğimi biLe biLe direttiğim şeyler oldu…Yılmadım hiçbiR zaman. Çabaladım doğru olduğunu sandığım doğrularım için. Bazen kazandım, çoğu zaman kaybettim. Ama bu zamana kadaR bana yardımcı olan, karakterimi karakter yapan; benliğimden vazgecmedim… kendime güvenimi kazandım kaybetmeyi sindire sindire…

İnsan ne kadar esprili olursa olsun, hayatla ne kadar gırgıR-şamata dalga geçerse geçsin; illa ki bir dönüm noktası, bir zaafı oluyor. Hani derler ya “hassaslık”…masumiyetin getirdiği nacizane duygu…ve bu duygunun getirdiği acılar…kırılan kalbim…kalpler…

Yaşamdan zevk almak geleceğimizi ya da yaşam tarzımızı belli edeR…
Yine de “hayata ot geldim ot giderim” diyen olmayacaksın, yeniliklere hep açık olacaksın. Hayatına yön verecek kararları alırken düşüneceksin.

Yazının devamını oku »


Anlatılmayacak bir duygusun…

07 Apr 2008


——————————-

Başını omzuma yaslıyorsun ya hani…Hani tenini hissediyorum ya tenimde. Hani sarıyorum ya kollarımla bedenini…
İşte o An…İşte o Ana bitiyorum bitanem..Ben bambaşka oluyorum…

O an yokluğunu, sensizliği düşünerek daha da sıkıyorum, daha da sarıyorum kollarımla bedenini…

O saf bakışlarınla, utangaç tavırlarınla, kızaran yanaklarınla öyle şirinsin ki bitanem…sana bitiyorum…

Ellerimi, yeni doğmuş bir bebeğin çaresiz, yardım ister gibi tutuşun..sıkışın ve sevgini adeta sadece ellerimi tutarak bile hissettirme gücün..O an..değişilmez bir “herşey” benim için…

Nefesini hissetmek…”Seni seviyorum” derken kısılan sesin, “iyi ki varsın” derken güzel gözlerin..bakışların ve tedirgin, saf bir korkaklık içinde “Ne olur bırakma ellerimi” diyerek içimi ısıtan, beni bambaşka diyarlara götüren gizemin…

Anlatılmayacak bir duygusun…

Seni senle yaşamak öyle güzel ki…

Ne olur bırakma ellerimi…

Bırakmayacağım ellerini…

…Birisine…o veya bu..ne farkeder…


|||ııı::: Günlüğümden… ||| 25.01.2008 / / / 01:38

07 Apr 2008

Yine nedenini bilmediğim sıkkın, durgun ve patlamaya hazır duygu bombasını barındıran bir ruh hali içerisindeyim bu gece…
Gecenin karanlığı ile birlikte, kış mevsiminin soğukluğunun içimdeki yıldızları sis gibi, kara bir bulut gibi örten bir ruh hali…

Zahmet edip 2 adım ötede duran bir çift pazar malı yumuşacık patik gibi terlikleri geçirmiyorum ayağıma. Soğuk ayaklarımı uyuşturmuş olmalı ki, üşüme hissini uyandıran tek bir belirti yok bedenimde.
. . .
Ders çalışma niyeti ile kendime boş yer olarak edindiğim bilgisayar masasının, sol kısmında bulunan masa lambamı yakıp oturdum karanlık odada sandalyeme…
Yine nerden başlayıp nerde bitireceğimi bilmeden ve biraz da sonunu merak ederek başladım bu geceki yazıma…
Yazının devamını oku »


İtiraflara soyundum…

07 Apr 2008

İtiraflara soyundum…Evet seni gerçekten çok ama çok seviyorum. Gözlerine dalıp gittiğimde, beni benden alıp götüren masumiyetin, kendine has saf güzelliğin…Aşk şarkılarını severek dinleten sihrin ve gözlerimin içini güldüren sevecen marifetin…

Varlığım ve yokluğumsun!…
Düşüncelerinle başbaşa, sana bulanıp da uykusuz kalmak…
Benden artan o güzel uykuya dalmışken sana bakmaK…

Senin için dua etmek, senin için ağlamak…
Öylesine tarifsiz ve hoş.

Sevginden şımarıyorsam eksik kalan yönlerimin farklı taşkınlığıdır…Sen şımar.İzin senin…

Evcilliğimi hoş bulan biricik eşim…
Sorumsuzluğumda bana kaşlarını çatan, çekindiğim, alıngan sevgilim…

Beni kaybetme…Seni kaybetmeyeceğim!..
Korkuyorum…ve korkumun hep bu şekilde tazelenmesini diliyorum.
Seni çok ama çok seviyorum….

(((Alıntılar vardır)