
Gece…Yine kelimelere yeni anlamlar katmaya çalışarak anlatmaya teşebbüs ettiğim bir gece, bu gece…Neyi, nasıl anlatacağıma karar vermeden, nasıl dile getirmem gerektiğine bağlı kalmadan, beyin hücrelerimden, kelime hazneme akdar özgürlüklerle dolu bir ruh hali…ve yazmaya başlıyorum bu gece de yine. Sebepli veya sebepsiz, belli veya belirsiz bir yığın düşünceyi unutarak oynatmaya çalışıyorum kalemimi.
Kalbimi tatile çıkardım…Mutlu ya da mutsuz banane..Gitsin uzaklara bu gece…
ßeN…/üçNokta/…
Mutlu muyum üzüntülü mü…Ciddi miyim manyak mı..ya da düşünceli miyim boş melakolik mi…
Gecenin sessizliğine kaptırmış gidiyorum tepetaklak devrik cümlelerimle; gee karanlık…sokaklar sessiz. Odamda tik-tak” saat sesi. İlham bekliyorum sessizliğe inat karanlık geceden, masa lambamın aydınlattıgı sandalyemde. Ruhum bedenimden çıkmış sanki…Kaçmış benden. Dolanıyor etrafımda nedensiz isyanlar içerisinde. O, birşeylere isyan edip ağlıyor..ben ise dinliyorum karanlık sessizlikte sessiz çığlıklarını ruhumun.
Unuttum diyorum bu gece aklımdakileri…Kalb,me izin verdim diyorum bugece. Yok hüzün, yok tasa ve olamaz dert bu gece diyorum..Ama..Ama sanki onlar daha da yakarışlar içerisinde geliyor üzerime üzerime.
Ben kaçıp gidiyorum ucsuz bucaksız sevgi diyarlarına kapalı gözlerimle. Sorguya çekiyorum kendimi, birer birer tanıdıgım; kişiliğimi, benliğimi görmemi sağlayan o nadide insanlara -dostlarıma- kazandırdıklarımı, verebildiğim değerleri…sorguluyorum…
Yine aynı şeyi düşünüyorum şu anda önceki gecelerde oldugu gibi…Birkaç önceki yazılarımda yaşananlar gibi…
Başlarken umutlarla dolu hayallerimle süsleyeceğimi sandığım, başını unuttugum, ortasını bir önceki sayfada bıraktıgım ve sonunu inanın sizler kadar merak ettiğim yazıma devam etmeye çalışıyorum.
Gecenin sessizliği dedim. Derken de aklıma gelen bu sessizlikte dostlarım oldu. Eski, yeni…İyi-kötü diye tabir ettiğim ama ayrı tutmadıgım dostlarım..değerlerim…
Hani dedim ya, saatin sesi; tiktaK. Her tiktaK’ ta ayrı bir hüzün sarıyor sanki bedenimi tatile çıkardığım kalbimin yoklugunda,Ona inat..”unutmak” fiiline yakın, unutulmaya yüz tutmuş, değerini bilemediklerim, sahip çıkamadığım servetlerim, değerlerim her tiktaK’ta saplanıyor bir mızrak gibi bedenime. İçinden çıkılmaz duygulara duygulara sürükleyen bir ruh hali çöktü üzerime…Biran önce bu durumdan kurtulmam gerektiğini söylüyor; perdenin arkdasından göz kırpan bir yıldız..Gece sessiz ve boğuk. Tek teselli var bu karanlıkta..Ay ışıgı ve az önce bana göz kırpan o güzel yıldız.
Sanırım farkettiryor artık kalemim geceye veda edecek ilk adımı atma arzumu…-uyku…uykulu gözler.. -Gözlerim kapanıyor. Yıldızlara bakıyorum son kez, bir “ah” çekiyorum tatilden dönmek üzre olan kalbimin anısına..ve kapatıyorum gözlerimi. Yeni bir güne, aydınlıga, sessizliği bozacak kuş seslerine, otomobil kornalarına ve en önemlisi yalnızlıgımı unutturaracak-göreceğim-yeni yüzlere…tanınmış dostlarıma kavuşma arzusu ve hevesiyle..Yarın olacak ve yeni birgün başlayacak. Kapadım gözlerimi..Uydum şimdi. Dalcağım güzel rüyalara, benzersiz düşlere…
İşte böyle..Başını unutup, ortasında tökezleyip sonunu merak ettiğim denenmeye değer diyebileceğim duygularımı hiçe sayan birkaç kelime ve parçalanan edebiyatla yazımın sonuna geldim. Merak ettiğim, arzuladıgım “son” bu muydu?..Bilmiyorum ama, Memnunum sanırım. Memnuniyetimin nedeni yazıyı bir sona bağlayabilmiş olmamdan başka birşey olmasa gerek..Ne mutlu bana =) !!!
Sanırım bu korkuyu, Yani;”Nasıl başlarım,nasıl gider,nasıl biter” sorularından korkmayı bıraktıgım zaman, bu korkuları yendiğim zaman; işte o zamn yazılarımı beğeneceğim ve her yazıma büyük bir azimle başlayacağım…Denenmeye değer; sorun,arzu,talep öngörü,şikayet vs.vs.konularımla geri döneceğim…Bitti..#
Kullanmaya kıyamadığım lacivert kaplı güzel ajandam…
ve kendine iyi bak bi yerlerden çorladıgım en uzun süre bana ait olan kalemim…Kendinize iyi bakın.. Geri geleceğim.. =)
Harika yazmışssın ya..! Tek solukta okudum. Eline koluna yüreğine kalemine sağlık Nuricim. Umarım hep böyle devam edersin…(ne demek istediğimi anladın sen:) )
By: Seda on Nisan 12, 2008
at 1:20 pm
Güzel olmus Lan.
By: bekir(nowitzness) on Nisan 12, 2008
at 1:26 pm
Tek kelime yeterli sanırım bu yazı için.
“Harika”
İçinden gecenelri bu denli açıkça betimleyebilip anlatman etkileyici.
Tanışmak isterim gizemli kişiliğinle.
By: SeviM on Temmuz 17, 2008
at 3:35 pm
Neyi, nasıl anlatacağıma karar vermeden, nasıl dile getirmem gerektiğine bağlı kalmadan, beyin hücrelerimden, kelime hazneme akdar özgürlüklerle dolu bir ruh hali…
_______
ve yazmaya başlıyorsun. Harika bir yazı oluyor.
Gerçekten o kadar içten ki yazıların, insanın kendinden birşeyler bulamaması imkansız gibi.
Seçtigin kelimeler, kurdugun cümleler o kadar hoş ki…
yazmaya devam etmelisin. Başarılısın.
Başarılar.
By: Derya on Temmuz 18, 2008
at 8:26 am
Tek teselli var bu karanlıkta..Ay ışıgı ve az önce bana göz kırpan o güzel yıldız.
—————–
O ışığı işte hiç kaybetme Nuri’cm…
Güzel olmş eline yüreğine sağlık…
lacivert kaplı ajandana…kullanmaya kıyamadığın kalemine…
ruhunun içindekilerine…bize verdiğin değerlere…
By: Ömer on Kasım 14, 2008
at 1:47 pm
Hepinize teşekkür ediyorum öncelikle …
Seda’cm, Bekr’m, Ömer’m …
ve tanımadıgım, Sevim ve Derya …
Mutlu oldum açıkcası; begenmeniz beni mutlu etti.
Çok çok teşekkürLer…
Umarım, İyiler! hep kazanıR …
Hersey gönlünüzce oluR inşallaH.
By: Nuri Ülger on Kasım 14, 2008
at 6:19 pm