Posted by: Nuri Ülger | Nisan 7, 2008

ßeni ßen yapanlar |||hayat felsefem|||Hayat derslerim|||vs.vs.

Bana kendinden bahset dediler, ben de bir ayna tuttum yaşamıma, kendime…anlam veremedim…

Olması gereken şey sizin istediğiniz ya da hayal ettiğiniz şeydir belki. Benim için ise böyle birşey hiçbir zaman olmadı. Her zaman hırs yaptığım, inatçılıgımı konuşturdugum, tökezleyeceğimi biLe biLe direttiğim şeyler oldu…Yılmadım hiçbiR zaman. Çabaladım doğru olduğunu sandığım doğrularım için. Bazen kazandım, çoğu zaman kaybettim. Ama bu zamana kadaR bana yardımcı olan, karakterimi karakter yapan; benliğimden vazgecmedim… kendime güvenimi kazandım kaybetmeyi sindire sindire…

İnsan ne akdar esprili olursa olsun, hayatla ne kadar gırgıR-şamata dalga geçerse geçsin; illa ki bir dönüm noktası, bir zaafı oluyor. Hani derler ya “hassaslık”…masumiyetin getirdiği nacizane duygu…ve bu duygunun getirdiği acılar…kırılan kalbim…kalpler…
Yaşamdan zevk almak geleceğimizi ya da yaşam tarzımızı belli edeR…
Yine de “hayata ot geldim ot giderim” diyen olmayacaksın, yeniliklere hep açık olacaksın. Hayatına yön verecek kararları alırken düşüneceksin.

-Cahilliği yeneceksin, az da olsa “kültür” kelimesini doğru telaafuz edeceksin. Hiç değilse; “Lise okudum, anlarım senin derdinden” diyebileceksin.Anıların olacak unutamadığın…Özleyeceksin…
Şuanda yaşadığım ortam, edindiğim arkadaşlarım ve dost diyebileceğim insanlar benim için birer anne,baba..Kısacası birer yoldaş,sırdaş,kardeş…
Bu insanları kazanmak kolay değil elbet. Bazı şeylere katlanmak, kendinizden birşeyler vermek zorundasınızdır bunu başarabilmek için…ve en önemlisi, arkadaşlıgın vermiş oldugu, kardeş” seviyesine ulaşmış o sevgiyi kazanmak…ona layık olabilmek…

“Benim geçmişim neyse geleceğim de odur”, “İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur” veya can çıkar huy çıkmaz vs.vs.gib saçmalıklar insanı her zaman içine düştüğünüzde hep etrafa koku salacak olan bir bok çukuruna sürükler..Saçmalamayın! Açık olun herşeye…
…Aşk,sevgi ve hoşlantı ise yaşamın acıklı ve bir o kadar da tatlı yönleridir.Çünkü çekilen acılar da insanı bir nebze olgunlaştırır. olgunluk insanı mutluluga götürecek en önemli şeydir.
Ama böyle dediğime bakıp da hergün birine aşık olup terkedilerek “acı çekiyorum…olgunlaştım…Oley!” gibi saçmalıklar da bulunmayın.
Gösteriş ve hava için iş yapmayın. Bunlar size ilerde geri dönecek komik birer hayat tecrübeleridir. Sizi sevecek olan -herkimse- doğallığınızı sevsin, gerçeğinizi sevsin, sizi kendiniz olduğunuz için sevsin.Neden derseniz..! Yapmacık sevgiyle, yapmacık hareketlerle sahte bir ilişki kurabilrsiniz eşinizle onu kandırarak. içLi dışlı olabilrsiniz hatta olursunuz da. Herşeyiniz aynı gider. - ki tek gayedir sahte sevgide onunla vakit gecirip eğlenmek-… E hal böyle olunca elbet birgün anlayacaktır sizin ne bok oldugunuzu ve basacaktır kıçınıza tekmeyi.
…Acı çekersiniz belki…ama..işte bu durumda olgunlaşmak biraz zordur. Çünkü çektiğiniz acı topuklu ayakkabıyı yediğiniz kıçınızın acısıdır.

şimdi…sonSÖz!…(ler)…

farz edin.Kendinize, hayatınıza tuttuğunuz ayna kırıldı. Kaybettiniz kendinizi.Nasıl bir mahlukat haline geldiğinizin farkında değilsiniz…Yalnız kalıp kendi karakterinizi göremeyeceksiniz. Ne halt oldugnuzu kendiniz bile bilemeyeceksiniz. o zman da herşeyi oluruna bırakıp, vazgececeksiniz hedeflerinizden.

Kırık aynayı nasıl birleştirip de kendnize, hayatınıza tutup karakterinizin farkına varacaksnız?. Zor değil mi…
Onun için -tez elden- geçin aynanın karşısına ve onu kırmadan dikkatlice bakın kendinize..hayatınıza..Hiçbirşey için geç değil.Farkına varın artık birşeylerin;kendinizin,karakterinizin,hayatınızın…

ÜçNokTa(…) …

:.: Nuri ÜlgeR :.:

Yanıt

Canım benim seni bilen bilir tanıyan tanıR…Karakterinle bütünleştirdiğin o tertemiz yüreğinle her insanın sahip olması gereken nadide insanlardansıN…

abi sende harbi edebi bi yetenek var he yazıların insanı sürüklüyo bide şey sorcam seninki topuklunun acısımı aşk acısımı :P

duygularınıza ve düşüncelerinizdeki yaşadığınız sonuçları gerçek anlamda gösterme cesaretinizden teşekkür eder saygı duyuyorum çok güzel.

Leave a response

Your response:

Kategoriler