Röportaj [Nuri Ülger]

Hazır GsCimbom‘dan bahis açılmışken;
Her hafta bir popüler üyenin konuk olduğu GsCimbom medya ekibine Radyo Dj’liğinin verdiği popülarite ile bu hafta da ben konuk oldum…Güzel bir röportaj gerçekleştirildi. Özellikle Deniz Özer dostum olmak üzere Gscimbom Medya kuruluna teşekkürlerimi sunuyorum…

Ve bu röportajı buradan paylaşıyorum…
Buyrunuz…

………………………………………………………..

#Nuri Ülger’i biraz tanıyabilirmiyiz?

Tabi, Ancak biraz uzun olacak sanırım

90′lı yılların henüz başı, 91′ye sayılı günler var. Soğuk bir kış günü. Puslu, karanlık ve o karanlığı aydınlatırcasına parlayan lapa kar taneleri eşliğinde bembeyaz bir 17 Aralık sabahı…
Saat, 09:00 civarı. Büyük telaş, heyecan ve koşuşturmacanın ardından gelinen yer; Sivas-Gürün Devlet Hastanesi. Heyecan hislerinin, endişe hissyatı ile karışmış bir bekleyiş var soğuk koridorlarda. Sessiz…
Birden bu sessizliği bozan, soğuk koridorları ısıtan, bekleme salonundakileri yerlerinden kaldıran ve hayatım boyunca Babam diyeceğim o genç adamı tebessüme boğan, o masum ve biraz sitemkar ses duyuluyor …!
InGa !

Ve masum çocuk dünyada. Doktor amca yetiştiriyor kendince müjdeli haberi gurur içerisinde, heyecan ile bekleyen genç adama; “Nur topu gibi bir oğlunuz oldu!” Lan ne topu, ne nuru…? Bebek duysa bunları, anlasa ne anlamlar içerdiğini, o doktoru büyüyünce bulmaz mı!? … Herneyse, böyle bir telaş içerisinde merhaba diyor masum çocuk Dünyaya.
Sıradan bir bebeklik ve çocukluk yılları…
Çocukluğu 4 yaşına kadar, doğduğu yer olan Gürün‘de bağ bahçeli 2 katlı dede evinde geçiyor. Bu ev gibileri için, İstanbullarda villa ismi telafuz ediliyor.
Çocuk hızla büyüyor. Artık o masum çocuk benzetmesi yerini afacan velete bırakıyor Bu arada, ismi de piyango gibi bir çekilişte-kurada belirleniyor. Mekanı cennet olsun, Nuri dede yazmış kendi ismini, çocuğa verilmesini arzu ederek, ufacık kura kağıdına…Şans ya, o çıkıvermiş…Nuri…

Sonrası İstanbul…Babası 5 yıldır taşı toprağı altın denen İstanbul’da çalışmakta olan olan çocuk ve annesi de, Güzel ve görkemli bir sünnet düğününün ardından İstanbul’a yerleşiyorlar. Dedesinin evinden, bağlardan bahçelerden ayrılmak zor olsa da, başlıyor İstanbul hayatı…
Nuri hızla büyümeye devam ediyor. Yaş; 5,6 derken…7…”Baba beni okula gönder!

İlkokul 7.sınıfa kadar başarılı dersleriyle birlikte, utangaç ve çekimser tavırları da dikkatlerden kaçmıyor Nuri’nin. İlkokul yıllarının sonuna doğru karakter olarak, huy olarak açılmaya başlıyor Nuri. 8.Sınıfta kendinden geçiyor adeta. Sanki o masum, utangaç çocuğun yerine bir başkası gelmiş. Çok sevecen, sıcakkanlı, delidolu bir çocuk oluyor. Herkes tarafından pek seviliyor
Yazılı sınavlar, Deneme sınavları, Dersane programları, Etüdler derken Nuri, hızını alamıyor ve bir de Oks sınavını kazanıyor…
Akşemsettin Anadolu Lisesi…
Okuduğu okul hakkında yorum yok

Lise hayatı bambaşka bir hal alıyor Nuri için. Mükemmel dostluklar, arkadaşlıklar…Bir de hayatında asla unutamayacağı bir macera olan Sınıfta kalma oyunu!
Sınıfta kalıyor, okulu mahkemeye veriyor, sınıfı geçiyor, ortalık karışıyor… Çok insana nasip olmayacak duygu ve hissiyatları tadıyor lisede oynadığı bu oyunla.
Yeni nesil gençliğin önünü açan bu Okulu mahkemeye ver! oyunu, sonraki senelerde birkaç çiftdikiş kurbanı için de umut ışığı oluyor.

Esasen şimdilerde 18,3 yaşında olan Nuri, 1 Mart itibarı ile kimlik yaşı olarak da reşit olmuştur…


Hayatındaki en mutlu gün olarak 17 Mayıs 2000 tarihini gösterse de 10 Mayıs 2008 gününü unutmayacağını dile getiriyor.
Hayatındaki en değerli varlığının dostlarından sonra Galatasaray olduğunu söyleyen Nuri, Bize her savdadan geriye kalan sadece Galatasaray diyerek de aşk hayatına son noktayı koyuyor.

Şimdilerde ise, Öss belası ile uğraşmakta. Renkli kişiliği, deli’doluluğu, hayalperestliği ile Öss’ye kafa tutacak nitelikte çalışmalar yapıyor.Hayırlısı olur inşallah.

#Galatasaray’a ne kadar büyük bir tutkuyla bağlı olduğunu biliyoruz.Bu aşk nasıl başladı?


Eşek üzerinde başladı bu aşk. ! .
Nereden ve nasıl başlasam…
Birçoğumuz hatırlamayız sanırsam 3-4 yaşlarında neler duyup-konuşup, neler yaşadıklarımızı Ben hatılıyorum; sadece bir şey; o yaşlarımdan.
Babam, ne alakadır bilinmez, belki Anadolu’dan çıkan şampiyon sıfatını aldığı için, Trabzonsopor’a gönül verenlerdendi. Hami ile yatar Şota ile uyanırdı. Ben de babam vasıtasıyla Hami’den, Trabzon’dan etkilenmiş olmuş olacağım ki, hangi takım diye soranlara Trabzon diye cevap verirmişim…
3-4 yaşlarında Sivas-Gürün’de ikamet ediyorum.
Yeni yeni koşmayı öğrenmişim. Gördüğüm eşeğin peşinden koşarak geliştirmişim kendimi

Birgün ben yine eşek kovalarken, şimdilerde büyümüş ve çocuk sahibi olmuş olan büyük kuzenim yanıma yaklaşır. Beni pek sever, eğlendirmek için eşeğe bindirir. Yavaş yavaş yol alırken eşek üzerinde; bir muhabbet açılır…Hangi takımlısın bakalım sen yeğen!
Trabzonspor’luyum derim, kuzen bana güler…
Birkaç güzel sözün ardından, soranlara Galatasaray‘lıyım demeye başlarım benGalatasaraylı olurum.
Dediğim gibi, eşek üzerinde Galatasaray’lı oldum ben. Sene 1994′ün ortaları olsa gerek.

Sonrasında aklım yetmeye başlıyor. 1996-2001 yılları arasındaki o muhteşem Galatasaray’a tanıklık ediyorum. Galatasaraylılığı yaşıyorum Trabzonsporlu babam ile birlikte. Babamın 17 Mayıs 2000 gecesi döktüğü sevinç gözyaşları ile daha da iyi anlıyorum neden Galatasaray’lı olduğumu. Damarlarımda dolaşmaya başlayan o ruh ve hissiyatın en büyük etkenidir 17 Mayıs 2000 gecesi…
10 yaşında bir çocuk, o yaşta ne mutluluklar yaşıyor. Anlatılmaz yaşanır derler ya hani…Öyle birşey…

O eşeğin vefat ettiğini duyduğumda inanın çok üzülmüştüm. Sevgiyle anıyorum onu buradan. Büyük kayıp, Acımı paylaştığınızı tahmin edebiliyorum.

#GSCimbom’la nasıl tanıştın?

Tesadüfen tanıştım açıkçası. Gazetelerde Lincoln haberleri dolaşıyordu. Tipik Totomaç transfer haberlerinden…
Fazla önemsememiştim. Google’ye Galatasaray-Lincoln kelimelerini yanyana yazınca bu site çıktı karşıma. Millet çoktan beklemeye başlamıştı Lincoln’ün İstanbul’a ayak basmasını. Murat Durgun adlı site yöneticisi çoktan vermişti müjdeli haberi. Ancak yönetimimizden, geceler boyu nöbetini tuttuğumuz açıklama gelmemişti.

Gscimbom’a üye oldum ve Lincoln nöbetine dahil oldum. Abartmıyorum, bir hafta boyunca uyumamıştık forumda Lincoln gelecekti ve bayram edecektik.
Geldi, bayram ettik. Ancak baya bi yorgun düşmüştük nöbetlerden.

Böyle güzel bir tanışma oldu GSCimbom ile …

#Forumumuzu nasıl buluyorsun? Ne gibi yenilikler seni mutlu eder?

Forumumuzu nasıl bulduğumu, sunuculuğunu yaptığım RadyoGscimbom‘da yayın saatlerimde defalarca dile getiriyorum.
Harika bir ortam oluştu. Bir forumdan daha fazlası yorumu getirilebilir GsCimbom için.
Kimine göre Forum, bizler için ise bir Aile…

Elbette bir takım eksikliklikler, aksilikler mevcut forumumuzda. Onların yakın zamanlarda giderileceğinden adım gibi eminim.
Nasıl ki büyük bir sarsıntının ardından bir anda, bu kadar kısa süre içerisinde yeniden ayakları yere basan bir forum haline geldi GsCimbom, ilerisi için neden ümitli olmayalım. Çok güzel şeyler bekliyor GsCimbom‘u. Hakettiği yerlere bu bilinçli ve akıllı üye kitlesi ile tez zamanda ulaşacaktır.

Yenilik demişken, Radyomuzdan bahsedeyim biraz. Bilindiği üzere yaklaşık 1 ay önce yayınlaımıza başladık GsCimbom Fm olarak. Gerek ben; 007.Arızalı Dj, gerekse diğer sunucu arkadaşlarımız, çabalayarak didinerek, radyoyu gelebileceği en iyi noktaya getirmeye çalışıyoruz. Hem stres atıyoruz, hem Aile bağlarımızı güçlendiriyoruz radyoda geçirdğimiz zaman içerisinde bir nevi.
Bir tek sıkıntımız var, dinleyici sayımız. Gereken ilginin gösterilmediği kanaatindeyim açıkçası radyoya. GsCimbom için bir şeyler yapmaya çalışan ben 007.ArızaLı Dj için üzücü bir durum bu. En kısa zamanda, radyomuzun da hakettiği yerlere geleceğini ümit ediyoruz.
Üyelerimizin, dinleyicilerimizin de katkısıyla hoş vakitler geçireceğimiz bir GsCimbom Fm meydana getireceğiz inşallah.

#Forumda kurduğun arkadaşlıklar varmı?İyi anlaştığın kişiler kimler?

Açıkçası, Caner renktaşımın da dediği gibi, uzak hissettiğim, anlaşamadığım bir kişi yok. Gerek HalıSaha organizasyonları, gerek Radyo programlarındaki samimi vaziyetler, gerekse forum içi muhabbetler çok kişi ile çok iyi bir anlaşma içerisinde olmama yardımcı olmuştur.
İsim vermek gerekirse,
Öncelikle Mustafa Abi’yi, Berk’i,Osman’ı,Serhat’ı,Doğancan’ıAlaaddin’i,Tugay ‘ı,Burak’ı,Deniz’i ve tabi ki Abdullah Abi’yi … sayabilirim.
Uzayıp gider böyle;
GsCimbom ailesi dahilindekiçok kişiyi seviyor ve sayıyorum…

#Biraz da takımımızdan konuşalım.İnanılmaz bir Bordeux maçı yaşadık.Neler söylemek istersin?

Ne söyleyeyim ki Abi !
Akıllara zarar … 18 yaşımda kalpten gidiyordum.


Kadıköy’de Final sloganını inanç olarak kazıdığımız beynimizde, bilincimizde, Bordeaux’a elenmek gibi bir düşünce elbette olamazdı.
Nitekim, oyuncularımızın da öyle birşey düşünmediğini Korkmaz hocamızın da sinerjisi,enerjisi ile bu maçta fazlasıyla gördük.
Ne yapıyor bu adam dediğimiz SkiBBe‘nin aldığı 0-0‘lık skoru bir avantaj olarak görsek de, Korkmaz hocamız yönetiminde çıktıgımız ilk maçta, ilk dakikada yediğimiz gol biraz korkuttu bizleri…
Ama gerçek olan birkaç şey vardı, Ali Sami Yen Cehennemi, futbolculardaki inanç ve hırs…! Bir saniye bile susmayan taraftar, canla başla alınan 4-3 lük galibiyette en önemli itici güç oldu şüphesiz.

Maç hakkında fazla taktik, teknik analiz ve yorumlara girmeye gerek yok sanırım.
Muhteşem Galatasaray taraftarının hakettiği muhteşem bir galibiyet.
Uzun zamandır böyle bir maç izlememiştik, o geceye nasip oldu. İzledik, İnandık, ezdik, geçtik…

Allah yüzümüzü kara çıkarmasın, Aslanlarımızın yolunu açık eylesin.
Bizler inanıyoruz, güveniyoruz.
Galatasaray’ın olduğu yerde asla hayallere yer yoktur. Gerçekler vardır, inançlar vardır, hırs vardır. Korku yoktur, kimilerinin hayalleri bizlerin gerçeğidir. ve Kimilerinin hayallerinin bittiği yerde, bizim gerçeklerimiz başlar… !

#Takımımızın geleceğini nasıl yorumluyorsun?Kadıköy’e gider miyiz?

Galatasaray ve gelecek… Çok şey ifade ediyor, heyecanlandırıyor.
Yeni bir stadyum, Korkmaz bir hoca, Rüya olacak nitelikte bir kadro ve bunların, beraberinde getireceğine inandığımız birçok başarı…
Bizler hep inandık,
Güzel günler göreceğiz, Güneşli günler…!

Kadıköy mü? … Neden olmasın ? …

#Hayatında yapmak istediğin,gelecekle ilgili planların nelerdir?

Açıkçası gerçekleştirmek istediğim birçok hayalim var. Bunlar hayalde kalmayacağını ümit ettiğim şeyler.

Yaklaşık 6 yıldır yazıyorum. Ordan, burdan, hayatımdan…İnsanlar yazılarımı pek beğeniyorlar, ilerde bir kitapta adımın altında imzamın olacağını söylüyorlar, gülüyorum. Kısmet diyorum, Şans diyorum…
En büyük idealim; Bir Radyo programında belli bir kitleye hitap etmek, beraberinde bir gazetenin sayfalarının köşelerine birşeyler karalamak…Kısacası herhangi bir iletişim fakültesinden mezun olup şans faktörünün yardımıyla bir takım işler peşinden koşmak.
Sonra, yazılarımı bir kitap haline dönüştürmek. Amatör ruhlu bir yazar olmak.
Sonra, Konservatuara girmek ve inanılmaz bir yeteneğim olduğunu düşündüğüm tiyatro bölümünü başarıyla bitirip yine işimi şansa bırakmak…
Sonra, Edebiyat fakültesine girmek…Kendimi ilgili olduğum konularda geliştirmek…

Kısacası hayallerim, gerçekleştirmek istediklerim. Sadece hayal olarak kalmayacak bende, biliyorum.
Yapabileciğim, gidebileceğim en uç noktaya gitmek istiyorum bu yolda…
Hayat, neler getirir bilinmez. Hayırlı olacak ne varsa, beni bulsun

Bir yazar mıyım, yoksa tek şiirlik şair mi !?

#Son olarak GSCimbom ailesine ne söylemek istersin?

Aman! diyeyim, Maşallah diyeyim, Nazar değmesin diyeyim…
Tüm üyelerimiz de bunu desin
Forumumuz muhteşem bir hızla büyüyor, gelişiyor.
Aynı renklere gönül vermiş olan bizlerin de dili bir. Anlayışımız, samimiyetimiz bu yüzden ya zaten.
Boşuna mı GsCimbom Ailesi diye hitap ediyorum ben her söze başlarken…

GsCimbom Ailesine söylenecek söz yok. Herkes nasıl davranması gerektiğini iyi bilen insanlar. Huzuru bozmayalım, bozanları uyaralım…

Radyomuza ilgi ve alaka göstermelerini temenni ederek, sağlıcakla kalsınlar diyorum…
GsCimbom’la kalınız…
Sevgilerimle…

Röportajın orjinaline ulaşmak için buraya tıklayınız.

6 Yanıt to “Röportaj [Nuri Ülger]”

  1. Alper Diyor ki:

    işin yokmu senin.
    git ders çalış ne işin var radyo madyo :D

  2. Nuri Ülger Diyor ki:

    BeniM işim bu … ;)
    Bana yetecek kadar ders de çalışıyorum Alper, Sen takılma ;)

  3. Alper Diyor ki:

    :D

    iyi sen bilin.

  4. Emre Yaman Diyor ki:

    yeni yazılar ve de görünüm iyi olmus kenk, fotoğraflar da güzel…
    Bir ceviz ağacı altında elinde kagıdı kalemiyle; şişman ve de gözlüklü, :) yanındada bir baston ile sehpahasında çayıyla, moruk bir Nuri görmek dileğiyle, gönlüne sağlık…

  5. Bekir Öztürk Diyor ki:

    çok doyurucu bir röportaj olmuş yapan arkadaşı kutluyorum:)
    Nuri Bey hakkında bilmediklerimizi de öğrenmiş olduk böylece:)

Yorum Yapın