Becerebildiğim en güzeL şey, hatta becerebildiğim tek şey; “yazı yazmak”…
Kendimi en iyi ancak bu şekilde ifade edebiliyorum. Konuşurken, sesimi yükseltip, Emrah misali duygu yüklü kelimelere başvurduğumda bile bu denli etkili olamıyorum.
Herşeyin benim elimde olduğu, kendi koyduğum kuralların geçerli olduğu, sadece bana ait bir dünya; MaviKaplıAjandaM; Yazmak…
Duygu insanıyım, inceyim, kibarım kimilerine göre. Bazen çıtkırıldı‘yım, bazen güçlü ve umursamaz.
İnişlerim, çıkışlarım…Sevdiklerim, sevenlerim…
hepsi benim olan, sadece bana ait olan bu dünyamda;
yazdıkça yaşıyorum, yazdıkça rahatlıyorum…
Konuşmaktan kaçıyorum, susuyorum…
Çünkü biliyorum ki, konuştukça yoruluyorum, ve yazdıkça yaşıyorum ben…
Hayatı seviyorum; insanları, aşkları, aşıkları…
Aşkı da seviyorum ama beceremiyorum; seviyorum, yapamıyorum…
Dostlarım var, Onlarsız bir ikinci dünya düşünemiyorum, kendi dünyamda da sık sık yanlarında oluyorum, yanıma alıyorum.
İnsanları seviyorum, yaşamı seviyorum; çok insan tanıyorum.
Değerleri biliyorum, değerlerimi biliyorum.
Tanıdığım, “değer” kelimesinin karşısına adını yazdığım her insanı ruhumda taşıyorum. Orda,Burda,Şurda; her ne şekilde olsun onlara rastlıyorum. İsimlerini cisimlerini, hatıralarını, anılarını, daha doğrusu akla gelmeyecek en ufak şeyleri onları hatırlayabilmek için kendime koz olarak kullanıyorum…
Her satırımda,
Her isyanımda,Her duygu selinde,
Boğluşlarımda,
Dirilişlerimde…
Hepsinin adını sayıklıyorum.
Büyüyorum…
Büyüdüğümün farkına vardığımdan beri yazıyorum. Büyüdükçe, büyüdüğümün farkına daha da iyi varıyorum. Sanırım 18.Yılımı geride bırakıyorum hayat oyununda. Tek kişilik dev oyunumda bazen yuhlanıyorum, çoğu kez alkışlanıyorum…
Yüreğimin büyük olduğunu söylüyorlar; merhametli ve temiz. Çoğu kez inanıyorum, çok kez de inanmaya çalışıyorum. İnsanları seviyorum, seviliyorum.
Dünyanın benim etrafımda dönmediğini biliyorum, hayatımın sadece beni ilgilendirmediğini de…Nasıl ki, yüreklerin hüznüne ortak oluyorum, hüznüme ortak bir yürek bulabiliyorum mutlaka…
Küçük şeylerle mutlu olmasını biliyorum; hep küçük şeylerle mutlu oluyorum. Başkasının mutluluğuyla tebessüme boğuluyorum.
Her anım, her hatam, her “geçmiş”im, kısacası; her adımım bir sonrakine yol gösteriyor adeta. Kimi zaman o adımları tekrarlıyorum, kimi zaman ise yeni bir yol keşfediyorum ardındakine.
Gülüyorum, sürekli gülüyorum. Çünkü hayatı seviyorum. Hüzünleniyorum, küçük bir şey mutlaka buluyorum; yine gülüyorum. Hüznümü azaltıp, tebessümlerle unutmaya çalışıyorum.
Hayata gülüyorum, insanlara gülüyorum.
Güldürüyorum…
İyi biri olduğumu söyleyenler de var, Arkamdan konuşanlar da…
İyi biri miyim bilmiyorum,
Kendimi biliyorum…
…
Bir de bildiğim;
Arkamdan konuşanlar yoruluyorlar;
Arkamdan konuştukça, ben yüceliyorum..
Bırakın konuşmayı, yorulmayın,
Ben zaten kendimi biliyorum ! …
…
Zamansız biR karmaşıklık, Kendini anlatma güdüsü…tuhaf ama hoş…23.12.2008
01.45
Nuri Ülger tarafından yazıldı
Bu satırları MaviKaplıAjandam’a karalarken 1 aylık kısırlıga atıfta bulunuyordum. ve…karalamanın üzerinden 1 ay daha geçti; ben hala aynı yakarış içerisinde, aynı sitemkar ruh haliyleyim…
Nuri Ülger tarafından yazıldı