Yazıyorum; Yaşıyorum …

24 Dec 2008

Becerebildiğim en güzeL şey, hatta becerebildiğim tek şey;  “yazı yazmak”…
Kendimi en iyi ancak bu şekilde ifade edebiliyorum. Konuşurken, sesimi yükseltip, Emrah misali duygu yüklü kelimelere başvurduğumda bile bu denli etkili olamıyorum.
Herşeyin benim elimde olduğu, kendi koyduğum kuralların geçerli olduğu, sadece bana ait bir dünya; MaviKaplıAjandaM; Yazmak…

Duygu insanıyım, inceyim, kibarım kimilerine göre. Bazen çıtkırıldı‘yım, bazen güçlü ve umursamaz.
İnişlerim, çıkışlarım…Sevdiklerim, sevenlerim…
hepsi benim olan, sadece bana ait olan bu dünyamda;
yazdıkça yaşıyorum, yazdıkça rahatlıyorum…

Konuşmaktan kaçıyorum, susuyorum…
Çünkü biliyorum ki, konuştukça yoruluyorum, ve yazdıkça yaşıyorum ben…

Hayatı seviyorum; insanları, aşkları, aşıkları…
Aşkı da seviyorum ama beceremiyorum; seviyorum, yapamıyorum…
Dostlarım var, Onlarsız bir ikinci dünya düşünemiyorum, kendi dünyamda da sık sık yanlarında oluyorum, yanıma alıyorum.

İnsanları seviyorum, yaşamı seviyorum; çok insan tanıyorum.
Değerleri biliyorum, değerlerimi biliyorum.

Tanıdığım, “değer” kelimesinin karşısına adını yazdığım her insanı ruhumda taşıyorum. Orda,Burda,Şurda; her ne şekilde olsun onlara rastlıyorum. İsimlerini cisimlerini, hatıralarını, anılarını, daha doğrusu akla gelmeyecek en ufak şeyleri onları hatırlayabilmek için kendime koz olarak kullanıyorum…

Her satırımda,
Her isyanımda,
Her duygu selinde,
Boğluşlarımda,
Dirilişlerimde…

Hepsinin adını sayıklıyorum.

Büyüyorum
Büyüdüğümün farkına vardığımdan beri yazıyorum. Büyüdükçe, büyüdüğümün farkına daha da iyi varıyorum. Sanırım 18.Yılımı geride bırakıyorum hayat oyununda. Tek kişilik dev oyunumda bazen yuhlanıyorum, çoğu kez alkışlanıyorum…

Yüreğimin büyük olduğunu söylüyorlar; merhametli ve temiz. Çoğu kez inanıyorum, çok kez de inanmaya çalışıyorum. İnsanları seviyorum, seviliyorum.
Dünyanın benim etrafımda dönmediğini biliyorum, hayatımın sadece beni ilgilendirmediğini de…Nasıl ki, yüreklerin hüznüne ortak oluyorum, hüznüme ortak bir yürek bulabiliyorum mutlaka…
Küçük şeylerle mutlu olmasını biliyorum; hep küçük şeylerle mutlu oluyorum. Başkasının mutluluğuyla tebessüme boğuluyorum.

Her anım, her hatam, her “geçmiş”im, kısacası; her adımım bir sonrakine yol gösteriyor adeta. Kimi zaman o adımları tekrarlıyorum, kimi zaman ise yeni bir yol keşfediyorum ardındakine.

Gülüyorum, sürekli gülüyorum. Çünkü hayatı seviyorum. Hüzünleniyorum, küçük bir şey mutlaka buluyorum; yine gülüyorum. Hüznümü azaltıp, tebessümlerle unutmaya çalışıyorum.
Hayata gülüyorum, insanlara gülüyorum.
Güldürüyorum

İyi biri olduğumu söyleyenler de var, Arkamdan konuşanlar da…
İyi biri miyim bilmiyorum,
Kendimi biliyorum…

Bir de bildiğim;
Arkamdan konuşanlar yoruluyorlar;
Arkamdan konuştukça, ben yüceliyorum..
Bırakın konuşmayı, yorulmayın,
Ben zaten kendimi biliyorum ! …



Zamansız biR karmaşıklık, Kendini anlatma güdüsü…tuhaf ama hoş…

23.12.2008
01.45


|||ııı::: Günlüğümden… ||| 25.01.2008 / / / 01:38

07 Apr 2008

Yine nedenini bilmediğim sıkkın, durgun ve patlamaya hazır duygu bombasını barındıran bir ruh hali içerisindeyim bu gece…
Gecenin karanlığı ile birlikte, kış mevsiminin soğukluğunun içimdeki yıldızları sis gibi, kara bir bulut gibi örten bir ruh hali…

Zahmet edip 2 adım ötede duran bir çift pazar malı yumuşacık patik gibi terlikleri geçirmiyorum ayağıma. Soğuk ayaklarımı uyuşturmuş olmalı ki, üşüme hissini uyandıran tek bir belirti yok bedenimde.
. . .
Ders çalışma niyeti ile kendime boş yer olarak edindiğim bilgisayar masasının, sol kısmında bulunan masa lambamı yakıp oturdum karanlık odada sandalyeme…
Yine nerden başlayıp nerde bitireceğimi bilmeden ve biraz da sonunu merak ederek başladım bu geceki yazıma…
Yazının devamını oku »


ßitti ||| Günlüğümden

07 Apr 2008

BittiEvet doğru duydun, ßitti…
İki noktalı sesli, üç sessiz..beş harf.
Söylemesi ne kadar kolay bir kelime değil mi…Bit-ti…

Birtanem.Herşeyim.Yaşama sevincim.Hayatımın anlamı…
Beni benden alıp, uçsuz bucaksız diyarlara sürükleyen tek rüzgar…Gizemiyle şaşkına çeviren, saflığıyla bir sigara gibi kendine bağımlı kılan, gözlerinde karamsarlıktan eser olmayan, her bakışımda “iyi ki gelmişim bu dünyaya be” dedirten, insana yaşama sevinci veren ve hep gülen o gözler…Kendine has güzelliğiyle, tarifsiz zerafetiyle, yoklugunu düşünmek istemediğim birtanecik sevgilim.

Bırakma ellerimi ne olur” deyişin…Utanıp, kızara kızara, gözlerime bakarak ” seni seviyorum” deme gayretin…Başını öne eğip kısık sesinle” beni sevmekten vazgecme” deyişin…

-Benim sana verdiğim sözler…
Yazının devamını oku »


Gece..ve ben yine yazıyorum..|||deneme|||Günlüğümden…

07 Apr 2008

Gece…Yine kelimelere yeni anlamlar katmaya çalışarak anlatmaya teşebbüs ettiğim bir gece, bu gece…Neyi, nasıl anlatacağıma karar vermeden, nasıl dile getirmem gerektiğine bağlı kalmadan, beyin hücrelerimden, kelime hazneme akdar özgürlüklerle dolu bir ruh hali…ve yazmaya başlıyorum bu gece de yine. Sebepli veya sebepsiz, belli veya belirsiz bir yığın düşünceyi unutarak oynatmaya çalışıyorum kalemimi.
Kalbimi tatile çıkardım…Mutlu ya da mutsuz banane..Gitsin uzaklara bu gece…

ßeN…/üçNokta/…
Mutlu muyum üzüntülü mü…Ciddi miyim manyak mı..ya da düşünceli miyim boş melakolik mi…

Gecenin sessizliğine kaptırmış gidiyorum tepetaklak devrik cümlelerimle; gee karanlık…sokaklar sessiz. Odamda tik-tak” saat sesi. İlham bekliyorum sessizliğe inat karanlık geceden, masa lambamın aydınlattıgı sandalyemde. Ruhum bedenimden çıkmış sanki…Kaçmış benden. Dolanıyor etrafımda nedensiz isyanlar içerisinde. O, birşeylere isyan edip ağlıyor..ben ise dinliyorum karanlık sessizlikte sessiz çığlıklarını ruhumun.
Yazının devamını oku »