Sahip olduklarımızn farkında olmakla…

08 Jun 2008

Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktıgında, üç yaşındaki oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun kaportasını mahvettigini gormus.Hemen oglunun yanına koşmuş ve çocugun eline çekiçle vurmaya baslamış. Biraz sakinlesince oglunu hemen hastaneye goturmus. Doktor, çocugun kırılan kemiklerini kurtarmaya çalıştıysa da elinden bir sey gelmemis ve çocugun iki elinin parmaklarını kesmek zorunda kalmıs.Çocuk ameliyattan çıkıp gozlerini açtıgında, bandajlı ellerini fark etmis ve gayet masum bir ifadeyle, “Babacıgım, kamyonuna zarar verdigim için çok uzgunum.” demis ve sonra babasına su soruyu sormus: “Parmaklarım ne zaman yeniden çıkacak?” Babası eve donmus ve hayatına son vermis…

Birisi masaya sut doktugunde ya da bir bebegin agladığını işittiginizde bu öyküyü hatırlayın. Çok sevdiginiz birine karsı sabrınızı yitirdiginizi anladıgınızda, once biraz dusunun. Kamyonlar onarılabilir, ama kırılan kemikler ve incinen duygular hiçbir zaman onarılamaz; genellikle kisiyle performansı arasındaki farkı goremeyiz.İnsan hata yapar. Hepimiz hata yaparız. Fakat ofkeyle ve dusunmeden yapılan seyler, insanı sonsuza kadar rahatsız eder. Harekete geçmeden once durun ve dusunun. Sabırlı olun. Anlayıs gosterin ve sevin…


Sahip olduklarımızın farkında mıyız ?

29 May 2008

REKLÂM, Gerçeği bir bakma da bir başka türde süslemek hayâl ettirmektir.

REKLÂM, Gerçeği iyimser bir açıdan dile getirmektir…

Brooklyn köprüsünde, bir bahar günü, kör bir adam dilencilik yapıyormuş. Dizlerinin dibine bir tabela koymuş. Üzerinde “DOĞUŞTAN KÖR” yazılı imiş.
Herkes dilencinin önünden geçip gidiyormuş. Bir REKLÂMCI bunu görmüş. Tabelayı almış, arkasına bir şeyler yazmış, olduğu yere tekrar bırakmış.
Ne olduysa olmuş….. Gelip geçen ve bu tabeladaki yeni yazıyı okuyan herkes, başlamış dilencinin önündeki şapkaya, habire para atmaya….
Bir cümle yetmiş, onca kişiyi etkilemeye ve dilencinin şapkasının kısa sürede ağzına kadar parayla dolup taşmasına…
Ne mi yazıyormuş? :

“GÜZEL BIR BAHAR GÜNÜ…
AMA BEN BAHARI GÖRMÜYORUM