Kıssa …

07 Oct 2008

Ilık tebessümler vaktine beş kala solan
Kahkahalar gibiyim…
Yarısında yutulmuş
Sevinç çığlıkları dolu boğazım…

Seni özlemeyi bile yakıştıramıyorum kendime…


Farkında olmalı İnsan…

06 Oct 2008

FARKINDA OLMALI İNSAN

Can YüceL

İnsan;

Kendisinin,hayatın ve olayların gidişatının farkında olmalı.

Farkı farketmeli, fark ettiğini de farkettirmeli bazen…

Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını farketmeli.

Anne karnına sığarken, dünyaya neden sığmadığını

Ve en sonunda bir metrekarelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını farketmeli.

Şu çok görünen dünyanın , ahirete nasiple anne karnı gibi olduğunu farketmeli.

Henüz bebekken “dünya benim!…” dercesine avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu,

Ölürken de aynı avuçların “herşeyi bırakıp gidiyorum işte!”dercesine apaçık kaldığını farketmeli…

Ve kefenin cebinin olmadığını farketmeli.

Baskın yeteneğini farketmeli sonra,

Azrailin her an sürpriz yapabileceğini,

Nasıl yaşarsa öyle öleceğini farketmeli insan.

Ve ölmeden evvel ölebilmeli.

Hayvanların yolda, kaldırımda, çöplükte

Ama kendisinin güzel hazırlanmış mükellef bir sofrada yemek yediğini farketmeli.

Eşref-i mahlûkat (yaratılmışların en güzeli) olduğunu farketmeli ve ona göre yaşamalı

Gülün hemen dibindeki dikeni, dikenin hemen yanıbaşındaki gülü farkedebilmeli.

Evinde 4 köpek 2 kedi beslediği halde çocuk sahibi olmaktan korkmanın mantıksızlığını farketmeli.

“Seni çook seviyorum!” demenin mutluluk yolundaki müthiş gücünü farketmeli.

Dolabında asılı 25 gömleğin sadece üçünü giydiğini,

Ama arka sokaktaki komşusunun  o beğenilmeyen gömleklere muhtaç olduğunu farketmeli.

Zenginliğin ve bereketin; sofradayken, önünde biriken ekmek kırıntılarını yemekte gizlendiğini farketmeli…

Annesinden doğarken tertemiz teslim aldığı gırtlağını

60-70 yıl sonra sigara yüzünden azraile soba borusu gibi teslim etmenin

Emanete hıyanet sayılacağını farketmeli.

FARKETMELİ…

Ömür dediğin 3 gündür.

Dün geldi geçti, yarın meçhuldür,

O halde ömür dediğin 1 gündür

O DA BUGÜNDÜR……..


…Gibi |ı| şiiR

19 Jul 2008



Bir şiir gibi şuurumda
Bir şarkı gibi dudaklarımda
Bir ışık gibi umudumda
Bir Güneş gibi yarınımdasın

Bir DolunAy gibi gecemi aydınlatan
Bir avuç su gibi yüreğime akan
Bir tutam kül gibi içimde savrulan
Çöldeki vaha gibi yaşama kaynağımsın

Akvaryumdaki balık gibi masum
Pencere kenarına konan kumru gibi saf
Ağaçtaki serçe gibi şirin
ve Gözlerinden akan damlalar gibi doğalsın.

Sen benim hayatımın anlamısın, yaşama sevincimsin…
Herşeyimsin…


Kuzenimden…||| Seni Düşünüyorum

18 Apr 2008

Kuzenim; amcamın oğlu…Liseyi bitireli 6-7 sene oldu sanırım.Yaşını başını aldı artık. Evlilik planları yapıyor. Ara sıra muhabbet ederiz. O lise yıllarını anlatır,ben dinlerim. Ben anlatırım o onaylar, eleştirir, dersler verir tecrübelerine dayanarak. Birgün laf döndü dolaştı Sevgi,sevgili ve aşk üzerine edebiyat parçalamaya geldi. Benim bu konularda iyi edebiyat yaptıgımı bilir…Bana bunların sadece bir anı olarak kalacağını, yaş ilerledikçe yazılarımın sadece bende kalacağını; kısacası insanın eninde sonunda kendine kaldığını belirten laflarıyla sanki birşeyleri anlatmak mayetindeydi. Devam etti; Zamanında kendisinin de bu konularda çok iyi edebiyat parçaladığını anlattı ve bunların artık hiçbir işine yaramadığını söyledi.Biraz irdeledikten sonra bu şiiri yolladı bana…

Yazının devamını oku »


Anlatılmayacak bir duygusun…

07 Apr 2008


——————————-

Başını omzuma yaslıyorsun ya hani…Hani tenini hissediyorum ya tenimde. Hani sarıyorum ya kollarımla bedenini…
İşte o An…İşte o Ana bitiyorum bitanem..Ben bambaşka oluyorum…

O an yokluğunu, sensizliği düşünerek daha da sıkıyorum, daha da sarıyorum kollarımla bedenini…

O saf bakışlarınla, utangaç tavırlarınla, kızaran yanaklarınla öyle şirinsin ki bitanem…sana bitiyorum…

Ellerimi, yeni doğmuş bir bebeğin çaresiz, yardım ister gibi tutuşun..sıkışın ve sevgini adeta sadece ellerimi tutarak bile hissettirme gücün..O an..değişilmez bir “herşey” benim için…

Nefesini hissetmek…”Seni seviyorum” derken kısılan sesin, “iyi ki varsın” derken güzel gözlerin..bakışların ve tedirgin, saf bir korkaklık içinde “Ne olur bırakma ellerimi” diyerek içimi ısıtan, beni bambaşka diyarlara götüren gizemin…

Anlatılmayacak bir duygusun…

Seni senle yaşamak öyle güzel ki…

Ne olur bırakma ellerimi…

Bırakmayacağım ellerini…

…Birisine…o veya bu..ne farkeder…


Deniz,gök ve Sen…Seni Seviyorum!

07 Apr 2008
Denizi izliyorum,
uçsuz bucaksız, masmavi…
Ay ışıgı aydınlatıyor hafiften,
izliyorum..yakamoz Ne güzel…
Geliyor aklıma, unutamadıgım gözlerin,
etrafına ışık saçan,her duyguyu tattıgım gözlerin…
Uyuyakalıyorum öylece denizin eşsiz sesiyle,
ufuk beyaz…gökte yıldızlar…
Bir rüya görüyorum, başrolünde “sen”in olduğu,
Bitanem diyorum..Seni seviyorum…
Uyanıyorum yüzümde ufak bir tebessümle,
ufuk kızıl, gök mavi..
Yeni birgün başlıyor “sensiz ben” için,
herşeyde seni gördüğüm, benzettiğim…
Güneş kendini gösteriyor eşsiz maviliğin ardından,
Geliyor gözlerin aklıma…Seni seviyorum…